
Yapılandırma dosyasında yalnızca alacaklıdan talep edilenler yer alıyorsa dosya tek taraflıdır. Alacaklının sorduğu ilk sorulardan biri, şirketin kendi tarafında hangi adımları attığıdır.
Bu yazıda şirketin kendi tarafında atabileceği üç ana adımın (varlık satışı, sermaye artışı ve maliyet azaltımı) nasıl değerlendirileceği ve dosyaya nasıl yansıtılacağı ele alınmaktadır.
Şirketin kendi katkısı neden kritik?
Yapılandırma, borç servisi takviminin şirketin nakit üretim kapasitesine oturtulması problemidir. Bu uyum her iki taraftan da katkı gerektirmektedir: alacaklı vadeyi uzatmakta, faiz koşullarını gevşetmekte ya da yeni kaynak sağlamakta; şirket ise kendi nakit akışını güçlendiren adımları taahhüt etmektedir.
Şirketin katkısı yalnızca yeni nakit girişi biçiminde olmak zorunda değildir. Kâr dağıtımının durdurulması, yatırımların ertelenmesi, atıl varlıkların satışı ve maliyet yapısının sadeleştirilmesi de bu kapsamdadır; bu adımlar dosyanın ciddiyetini ortaya koymaktadır.
Katkının ölçülebilir bir etkisi de bulunmaktadır: şirketin kendi tarafında ürettiği her ilave kaynak, planın gerektirdiği vade uzatımını kısaltmakta ve ödeme takviminin serbest nakit akışına daha erken oturmasını sağlamaktadır. Bu, alacaklı kurum açısından daha kısa risk maruziyeti ve daha yüksek beklenen tahsilat değeri anlamına gelmektedir.
Varlık satışı
Envanterin çıkarılması
İlk adım, bilançodaki tüm varlıkların faaliyete katkısına göre sınıflandırılmasıdır. Çoğu şirkette faaliyete katkı üretmeyen en az bir kalem bulunmaktadır: atıl arazi, kullanılmayan makine, faaliyet dışı gayrimenkul veya devredilebilir bir ruhsat.
Önceliklendirme
Satış sırası faaliyete katkıya göre belirlenmektedir. Faaliyet dışı ve atıl varlıklar önce, ikame edilebilir üretim varlıkları sonra değerlendirilmekte; faaliyet için kritik varlıklar ise ancak zorunlu hâllerde gündeme alınmaktadır.
Değerleme ve gerçekçilik
Plana yazılan satış geliri gerçekçi olmalıdır. Piyasa değerinin üzerinde varsayılan bir satış, gerçekleşmediğinde planın ilk revizyon noktasına dönüşmekte ve ödeme takviminin bütünüyle yeniden kurulmasını gerektirmektedir. Alacaklı, dosyada bu satırı özellikle sorgulamaktadır: tutar bağımsız bir değerleme çalışmasına mı, yoksa yönetimin tahminine mi dayanmaktadır?
Bu nedenle satış öngörüsünün bağımsız bir değerleme danışmanlığı çalışmasına dayanması ve satış süresinin gerçekçi öngörülmesi gerekmektedir. Sanayi ve doğal kaynak varlıklarında alıcı bulma süreci aylarla ölçülebilmektedir.

Alacaklı onayı
Teminat altındaki bir varlığın satışı alacaklının onayını gerektirmektedir. Bu onay, satıştan elde edilecek gelirin borca yönlendirilmesi kaydıyla alınmakta; sürecin şeffaf yürütülmesi ön koşul sayılmaktadır.
Teminat altındaki bir varlığın bildirim yapılmadan devredilmesi, teminat havuzunun bütünlüğünü sorgulatan bir durum yaratmaktadır. Alacaklı kurum böyle bir durumda dosyayı yakın izlemeye almakta, ek teminat talep etmekte ve sözleşmedeki muacceliyet hükümlerini gündeme getirebilmektedir.
Sat-geri kirala
Bu yapıda varlık nakde çevrilmekte, kullanımı ise devam etmektedir; nakit sağlanırken faaliyet kesintiye uğramamaktadır. Buna karşılık uzun vadeli bir kira yükümlülüğü doğmaktadır ve bu yükümlülüğün nakit akışı modeline dahil edilmesi zorunludur.
Sermaye artışı ve ortak katkısı
Ortak katkısı gündeme geldiğinde ilk netleştirilmesi gereken konu tutar değil, kaynağın şirkete hangi biçimde gireceğidir. Aynı tutar; nakit sermaye artışı, ortak alacağının sermayeye dönüştürülmesi, sermaye avansı veya sermaye benzeri kredi olarak girdiğinde bilançoda ve alacaklı nezdinde farklı sonuçlar doğurmaktadır. Nakit sermaye artışı özkaynağı doğrudan güçlendirmekte ve kalıcı bir taahhüt olarak okunmakta; ortak alacağının sermayeye dönüşü toplam borcu azaltmakta ancak yeni nakit getirmemekte; ortak kredisi ise nakit sağlarken borcu artırdığından, alacaklılar tarafından çoğunlukla geri ödemesinin yapılandırma süresince dondurulması koşuluyla kabul edilmektedir.
Bu tercih, alacaklıya sunulacak dosyada bir taahhüt olarak yer alacağından sürecin başında ortaklar arasında karara bağlanmalı ve yazılı hâle getirilmelidir. Müzakere sırasında biçimi değişen bir ortak katkısı, dosyanın en güçlü kaleminin güvenilirliğini zayıflatmaktadır.
Finansal yapılandırma uygulamasında ortakların kendi kaynaklarından katkı sağlaması yerleşik bir beklentidir ve bu beklenti çoğu zaman yapılandırma sözleşmesinde açıkça düzenlenmektedir. Katkının, alacaklı talep etmeden şirket tarafından önerilmiş olması hem dosya hazırlığının derinliğini hem de ortakların durumun farkında olduğunu göstermektedir.
Nakit sermaye artırımı
Bilanço yapısını doğrudan güçlendirmektedir: özkaynak artmakta, borç/özkaynak oranı düşmekte, faiz karşılama rasyosu iyileşmektedir. Bu rasyolardaki düzelme, kredi komitelerinin risk sınıflandırması değerlendirmesinde etkili bir gösterge olarak dikkate alınmaktadır.
Ortak kredisi
Daha esnek bir yoldur ancak bilanço etkisi farklıdır: kaynak, borç kalemi olarak görünmektedir. Alacaklı kurumlar bu kredinin geri ödemesinin yapılandırma süresi boyunca ertelenmesini talep etmektedir.
Şahsi varlık girişi
Ortakların şahsi gayrimenkul veya diğer varlıklarını şirkete devretmesidir. Bu adım teminat havuzunu genişletmekte, buna karşılık ortakların şahsi riskini artırmaktadır; bu nedenle kefalet müzakeresiyle birlikte değerlendirilmelidir.
Yeni yatırımcı
Dışarıdan sermaye girişi, borcun bir bölümünü kapatarak kalan kısmı yapılandırılabilir hâle getirebilmektedir. Ancak yatırımcı süreci zaman almakta ve ortaklık yapısını değiştirmektedir; bu seçeneğin yapılandırma takvimiyle uyumlu kurgulanması gerekmektedir.
Maliyet azaltımı
Maliyet azaltımı, hızlı uygulanabilmesi ve tamamen şirketin kendi kontrolünde olması nedeniyle öne çıkmaktadır. Ancak kesintide, faaliyeti taşıyan giderler ile faaliyete katkısı sınırlı giderlerin birbirinden ayrılması gerekmektedir; bu ayrım dosyada açıkça gösterilmeli ve kesintilerin operasyonel etkisi modellenmelidir.
Hızlı kazanımlar
Faaliyet dışı harcamalar, ertelenebilir yatırımlar, kullanılmayan abonelik ve hizmetler ile ihtiyaç fazlası kira alanları bu gruptadır. Bu kalemler haftalar içinde kesilebilmekte ve dosyaya somut tutar olarak girmektedir.
Yapısal maliyetler
Organizasyon yapısı, üretim verimliliği, tedarik koşulları ve enerji tüketimi bu gruptadır. Bu alanlardaki iyileştirme aylar almakta ancak kalıcı etki üretmektedir; dosyada takvimiyle birlikte sunulmalıdır.
Dokunulmaması gerekenler
Satış ekibi, kritik teknik personel ve bakım harcamaları bu kapsamdadır. Bu kalemlerden yapılan kesinti kısa vadede nakit üretmekte, orta vadede ise gelir kaybına yol açmaktadır. Bakımı ertelenen bir tesis, birkaç yıl içinde çok daha büyük bir yatırım ihtiyacı doğurmaktadır.
Üç adımın birbirini nasıl etkilediği
Bu üç kalem birbirinden bağımsız değildir. Varlık satışı bilançoyu ve nakdi etkilemekte, maliyet azaltımı faaliyet kârını yükseltmekte, sermaye artışı rasyoları düzeltmektedir. Üçünün de aynı finansal modelde birlikte görülmesi gerekmektedir.
Örneğin atıl bir gayrimenkulün satışı hem nakit üretmekte hem de kira ve vergi giderini ortadan kaldırmaktadır; yani aynı anda iki kalemde etki yaratmaktadır. Benzer biçimde sermaye artırımı, borç/özkaynak rasyosunu düzelterek kovenant ihlali riskini de azaltmaktadır.
Bu etkileşimler modellenmediğinde plan eksik görünmektedir. Doğru sunum, her adımın nakit, kârlılık ve bilanço üzerindeki etkisini ayrı ayrı gösteren tek bir tablodur.
Alacaklının bu adımlara bakışı
Alacaklı için bu üç kalem yalnızca nakit üretimi değil, aynı zamanda bir niyet göstergesidir. Kâr dağıtımını durduran ve atıl varlığını satan bir ortaklık yapısı, riski paylaşmaya hazır olduğunu göstermiş olmaktadır.
Bunun tersi de geçerlidir: yapılandırma talep ederken kâr dağıtımına devam eden ya da yeni yatırıma girişen bir şirket, dosyası ne kadar iyi hazırlanmış olursa olsun değerlendirme sürecinde ek sorularla karşılaşmaktadır. Bu tür tutarsızlıklar alacaklının risk değerlendirmesini temkinli hâle getirmekte, izleme sıklığını artırmakta ve ödeme koşullarını sertleştirmektedir.
Üç adımın dosyada sunumu
Bu adımlar dosyaya niyet beyanı olarak değil, ölçülebilir taahhüt olarak girmelidir.
- 01Hangi varlığın, hangi tahmini bedelle, hangi tarihe kadar satılacağı
- 02Sermaye katkısının hangi tutarda, hangi biçimde ve ne zaman yapılacağı
- 03Maliyet azaltımının hangi kalemlerde, hangi tutarda ve hangi takvimde gerçekleşeceği
- 04Bu kalemlerden doğacak nakdin, nakit akışı projeksiyonunda ayrı satırlarda gösterilmesi
- 05İlerlemenin hangi sıklıkla raporlanacağı
Bu netlik, dosyanın ciddiyetini belirleyen unsurdur. "Maliyetler gözden geçirilecektir" ifadesi ölçülebilir bir hedef içermediğinden müzakereye yansımamaktadır; "enerji giderinde yıllık şu tutarın şu tarihe kadar azaltılması" biçiminde yazıldığında ise takip edilebilir bir taahhüde dönüşmekte ve izleme raporlarında yer almaktadır.
Varlık satışında sık yapılan hatalar
Varlık satışı, yapılandırma planlarının en sık revize edilen bileşenidir. Aksamanın temel nedeni, hukuki durumun ve değerlemenin önceden netleştirilmemesi ile satış süresinde piyasa koşullarının hesaba katılmamasıdır.
- Tapu, ruhsat ya da lisans durumu netleştirilmeden satış takvimi verilmesi: hukuki bir engel çıktığında takvim başa dönmektedir
- Varlık üzerindeki ipoteğin fek sürecinin hesaba katılmaması
- Alıcı havuzunun dar olduğu özel amaçlı varlıklarda genel piyasa değerinin varsayılması
- Satış gelirinin vergi ve masraflar sonrası net tutarı yerine brüt tutarının plana yazılması
- Grup içi devirlerin satış gibi gösterilmesi: alacaklı bu işlemleri nakit girişi olarak kabul etmemektedir
Bu hataların ortak sonucu aynıdır: taahhüt edilen nakit zamanında gelmemekte ve ödeme planı daha ilk yılında revizyona ihtiyaç duymaktadır. İlk yılda yapılan bir revizyon, alacaklı kurum nezdinde modelin başlangıç varsayımlarının doğruluğuna ilişkin endişe yaratmakta; ikinci müzakere turunda ek belge ve senaryo talebini artırmaktadır.
Süre tahmini nasıl yapılmalı?
Gerçekçi bir satış takvimi üç bileşenden oluşmaktadır: hazırlık (hukuki durumun netleştirilmesi ve değerleme), pazarlama (alıcı bulma) ve kapanış (sözleşme, onaylar, devir). Sanayi varlıklarında bu üç aşamanın toplamı altı ayın altına nadiren inmektedir.
Plan bu süre tanınarak kurulmalı; satış geliri beklenen tarihten sonraki bir taksite yerleştirilmeli ve gecikme ihtimaline karşı alternatif kaynak tanımlanmalıdır.
Sıralama: hangisi önce?
Maliyet azaltımı önce başlatılmaktadır; en hızlı sonucu üretmekte ve alacaklıya somut bir adım göstermektedir. Varlık satışı paralel yürütülmekte ancak sonuçlanması zaman almaktadır.
Sermaye artışı çoğu dosyada müzakerenin sonucuna bağlanmaktadır; ortaklar, alacaklıların ne vereceğini gördükten sonra kendi katkılarını netleştirmek istemektedir. Bu anlaşılabilir bir tutumdur; ancak katkının prensipte kabul edildiğinin baştan bildirilmesi müzakereyi kolaylaştırmaktadır.
Küçük ve orta ölçekli şirketlerde durum
Bu üç adımın uygulanabilirliği ölçeğe göre değişmektedir. Büyük gruplarda satılabilecek faaliyet dışı varlık genellikle mevcuttur; küçük ve orta ölçekli şirketlerde ise bilanço daha sadedir ve satılabilecek fazlalık sınırlıdır.
Bu durumda ağırlık, maliyet azaltımı ile ortak katkısına kaymaktadır. Ortakların şahsi varlıkları çoğu zaman hâlihazırda teminat havuzunda yer aldığından katkı; yeni teminat yerine kâr dağıtımından vazgeçilmesi ve ortak kredisi geri ödemesinin ertelenmesi biçiminde şekillenmektedir.
Ölçek küçüldükçe alacaklı sayısı da azalmakta ve bu durum müzakereyi kolaylaştırmaktadır. Buna karşılık raporlama kapasitesi sınırlı olduğundan, az sayıda ve gerçekten takip edilebilir taahhüt, uzun bir listeden daha etkili sonuç vermektedir.
Uygulama takibi
Bu üç adım taahhüt edildikten sonra ölçülebilir biçimde izlenmelidir. Alacaklı kurum; taahhüt edilen varlık satışının beklenen takvimde gerçekleşip gerçekleşmediğini, planlanan maliyet düşüşünün hangi kalemde kaydedildiğini ve sermaye artışının hangi biçimde tamamlandığını takip etmektedir.
Bu nedenle her kalem için sorumlu, takvim ve ölçüm yöntemi baştan tanımlanmalıdır. Düzenli raporlama hem uygulamayı disipline etmekte hem de gecikme durumunda erken açıklama imkânı vermektedir. Denizoğlu Capital tarafından sürecin bütünü operasyonel ve finansal yeniden yapılandırma kapsamında yürütülmekte, planın temeli ise bağımsız iş incelemesi ile kurulmaktadır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki ya da finansal tavsiye yerine geçmemektedir.
Sık sorulan sorular
- Varlık satışı için alacaklı onayı gerekir mi?
- Teminat altındaki varlıklarda gerekmektedir. Satış gelirinin borca yönlendirilmesi kaydıyla bu onay genellikle alınabilmektedir.
- Hangi varlıklar önce satılmalı?
- Faaliyete katkısı olmayan, atıl kalemlerdir. Üretim için kritik varlıklar en son değerlendirilmelidir.
- Sermaye artırımı zorunlu mu?
- Zorunlu değildir; ancak alacaklı kurumlar yapılandırma paketine ortakların katkısını da dahil etmektedir. Katkının şirket tarafından kendiliğinden önerilmesi güçlü bir niyet göstergesidir.
- Maliyet azaltımı ne kadar sürede sonuç verir?
- Kaleme göre değişmektedir. Bazı giderler haftalar içinde kesilebilmekte, yapısal maliyetlerdeki iyileştirme ise aylar almaktadır.
- Bu adımlar dosyaya nasıl yansıtılır?
- Ölçülebilir hedefler ve takvimle. "Maliyetler azaltılacaktır" biçiminde değil; hangi kalemde, hangi tutarın, hangi tarihe kadar azaltılacağı belirtilerek.